Zaman, o kadar değerli ki artık her şey, çalışmak, uyumak, yemek yemek arasında geçiyor. 21. yüzyıl, bize sindire sindire değil de koşar adım yaşamayı öğretti. İnsanoğlu her şeye alıştığı gibi, hızlı yaşamaya da alıştı. Dediğimiz gibi hızlı yaşam, hızlı tüketim, hızlı çalışmak, hızlı yemek. Ana eksende bunlar var. Küreselleşen dünyada hızlı tüketim, hayatımızı da tüketmeye itiyor bizi. İşte bu yüzden cep kitaplar, cep telefonları, desktoplar, laptoplar, ipadler, internet ve tabii ki en önemlisi, hayatımızı sürdürebilmek adına yaptığımız bir eylem olan yemek yemenin bu döneme uyarlanmış versiyonu, adından da anlayabileceğimiz üzere, hızın önemini vurgulayan ‘fast food’ kavramı. Bir an önce yiyip bitirilmek için hazırlanmış burgerler, dondurulmuş patatesler, kolalar. Bir kaos ortamındayız sanki ve bu kaosun içinde çırpınıp duruyoruz.
Hızlı yemek tüketimi, yanında hızla kilo almak gibi bir sorun getirmesine rağmen insanoğlu, bunun da çözümünü bulmaya çalışıyor: Hızlı kilo vermek. Fitness salonları, form çayları ve şu dönem çok gündemde olan haplar vb. Tüm bu uğraşlar, hızlı kilo vermek için atılan birer adım. Kilo almak ne kadar kolaysa kilo vermek de o kadar zor. Peki, tüm bu adımlar ne kadar sağlıklı? Hızlı yaşam, sağlığımız konusunda bizi nasıl uyarıyor? Ya da uyarıyor mu? Özellikle, hiçbir şeyi sindirerek yaşamayan ülkemizde hızlı kilo vermenin yararları ve zararları üzerinde düşünmek gerekli. Basite alınan her şey kötü sonuçlar doğuruyor ne yazık ki. Midesine kelepçe taktıranların, bilinçsizce kilo vermek için ilaç alanların ve hayatını bu yüzden kaybedenlerin ülkesi burası. Dolayısıyla sağlık her şeyden önce gelir cümlesi sanırım anlamını yitiriyor. Yanlış ilaç kullanımı ve bu yüzden hayatını kaybeden insanlar, bir yanda sağlığa kastedenler bir yanda buna engel olmaya çalışan ama olamayanlar. İkisinin arasında ince bir çizgi. Peki, biz, vatandaşlar olarak bu çizginin neresindeyiz? Esasen çizginin tam ortasındayız. Üretilen ilaçlar bizim için. Bu durumun farkında olacak kişiler de biziz. İşte bu yüzden hızlı kilo verme ko
nusunda, ilaç kullanımında bilinçli olmak çok önemli.
Televizyonlar, gazeteler, tüm kitle iletişim araçları aslında salt doğruyu yansıtmıyorlar ne yazık ki. Bir yanda hızlı kilo vermenin yöntemlerini insanlara anlatmaya çalışanlar, bunun için farklı farklı yollar üretip pazarlamaya çalışan bir kitle, diğer yanda ise hızlı kilo vermenin zararlarını, bunun doğru olmadığını bize anlatmaya çalışan bir kitle var. Doğrular ve yanlışlıklar bir arada. Arz-talep ilkesine göre işleyen reklamlar, bazı durumlarda etik kavramını göz ardı ediyor. İşte tam bu noktada arz-talebi oluşturan toplum, kendisine neyin empoze edildiğini görmek zorunda. Kastımız ne bu konu üzerinde lâf ebeliği yapmak ne de gözler önünde olan bir şeyi es geçmek. Hızlı kilo vermek konusunda düşüncemiz, bilinçli olmak. Çünkü daha öncede belirttiğimiz gibi her şeyden önce sağlık gelir cümlesi doğruluğundan şüphe edilmeyecek bir cümle. Bu yüzden, kafamızda oluşan tüm sorular, cevabını ancak okuduğumuz, öğrendiğimiz, neyi, ne zaman, nerede yapmamız gerektiğini bildiğimiz zaman cevap bulacaktır. Elimizden düşürmediğimiz cep telefonları, laptoplar, ipadler, iphonelar belki o zaman daha da anlamlı olacaktır.
Zamanımızın ne kadar da değerli olduğunu düşündüren bu aletler, kimi zaman doğru bilgiye ulaşmada zorluklar çıkarabiliyorlar. Enformasyon toplumu, bilgiye ulaşmak için can atan bir toplum.En kısa sürede bilgiye ulaşmak artık o kadar kolay ki. Fakat bu, bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Hızlı bir şekilde ulaşılan bilgi, bazen doğru olmayabiliyor. İşte bu yüzden hızlı kilo vermek üzerine yapılan haberler, yazılan yazılar, verilen demeçler şu noktada birleşiyor: İkilem. Hem kilo vermek için başka çaremiz olmadığını düşünüyor hem de zararlarını düşününce bu hapları içmekten vazgeçiyoruz. Vazgeçmeyen üretici bazen suçlamalara maruz kalıyor, vazgeçmeyen tüketici ise bazen üçüncü sayfa haberlerine çıkıyor. O yüzden oturup hızla düşünmek gerekli çünkü gündemin hızla değiştiği, her şeyin çabucak tüketildiği, hızla günlerin geçtiği, birçok şeyin hızla yaşandığı şu dünyada hızla ağza atılan bir ilaç hızlı bir son getirebilir.











Yorumlar kapalı.