Hızlı Kilo Vermenin Zararları

admin 06 Ağustos 2011 Yorumlar Kapalı

Hızlı kilo verimi son derece sağlıksız olmasının yanında çoğu zamanda kalıcı bir zayıflama sağlamamaktadır. Hızlı kilo kaybı çok fazla kalori kısıtlaması yol açtığından dolayı vücut için gerekli olan pek çok maddeden mahrum kalınır. Diğer taraftan biyoritmine aykırı bir süreç başladığından metabolizmanızı da bozulmaktadır.

Sağlıklı beslenmenin son yıllarda globalleşen dünya ile birlikte öneminin artması ve hayatımızda eskisinden daha fazla yer alması ile birlikte tüm popüler olan konuların başına geldiği gibi istismar ve bilgisiz toplumdan yararlanma sonuçları ortaya çıkmaktadır. İnsanoğlu doğası gereği doğru-dengeli-beslenme ve güvenilir yol ile zayıflama yolunu seçebilme şansı olmasına rağmen kolay ve hızlı yolu seçmeye oldukça meyillidir. Bununla birlikte görsel ve yazılı medyada karşımıza çıkan ve özellikle yaz aylarına yaklaşılan dönemlerde “Şok, Mega, Hiper Zayıflama Diyetleri; Detox uygulamaları” sonrasında oldukça sakıncalı yollara dönüşmektedir. Bu diyetlerde bilinmesi gereken nokta zayıflama anında yağ oranından düşme kesinlikle olmamasıdır. Zayıflama büyük oranda kas oranından gitmektedir. Haftada 5kg ağırlık kaybı vaat eden diyetlerin ortaya çıkaracağı hasarlar kaçınılmaz duruma gelmektedir. Ayrıca kaybedilen kiloların yağ yerine kas kitlesinden gitmesinden dolayı kesinlikle görüntüde bir farklılık olmayacaktır. Farklılıkları daha çok yüz bölgesinde görülecektir. Yüz bölgesinde oluşan zayıflama, çöküntüler ise kişiyi eski halinden daha cansız ve daha mutsuz bir ifade haline getirecektir.

Hızlı kilo kayıplarında kadınlarda oluşacak önemli bir sorun ise selülit problemidir. Aşırı kilo kayıpları, uygulanan diyetler selülitleri yok etmediği gibi oluşumuna da yardımcı olmaktadır. Bu nedenden dolayı diyeti sporla yapmak gerekmektedir.

Bilinmesi gereken nokta vücutta ne kadar kas varsa metobolik hız o kadar yüksek, yani yağ yakma kapasitesi o kadar iyi demektir. Tam tersi kas kütlesi azaldıkça yağ yakma oranı o derecede düşüktür.

Proteini yüksek düşük kalorili diyetlerin kolestrol açısından da zengin olması kalp hastalıkları açısından çok önemli bir risk teşkil etmektedir. Çünkü proteini yüksek karbonhidratı düşük bir diyette ekmek ve tahıl grubu kısıtlandığından, hayvansal kaynaklı besinlere daha fazla y

buy essay college

er verilir. ( tavuk, balık, süt, peynir, et ürünleri gibi ) Çünkü düşük kalorili diyet yapanlarda görülen bir riskte safra kesesi problemleridir.

Hızlı kilo vermenin sonucunda oluşabilecek çok ciddi ve kalıcı hastalıklar arasında; Karaciğer fibrozu hastalığı, Safra kesesi taşı, Safra kesesi hastalıkları, Böbrek taşı, Psikolojik ve emosyonel sorunlar, Kalp ritm bozuklukları, Ürik asitte yükselme ve gut atakları, Kemik mineral kaybı ve kemik zayıflığı, Halsizlik, konsantrasyon güçlüğü, kabızlık, baş ağrısı, tansiyon düşmesi görülebilmektedir. Bu hastalıkların bazıları geri dönüşümsüzdür. Dengeli ve doktor kontrolünde ve bilimsel yöntemler kullanılarak yapılan zayıflama yöntemi ancak sağlık için yararlı olur. Aksi takdirde bilmeden vücuda zarar da verilmesi an meselesidir.

Hızlı zayıflatan diyetler ile verilen kilolar en kısa zamanda geri alındığı gibi başlanılan noktaya göre daha da fazla şişmanlama söz konusu olmaktadır. Bu diyetlerin kalıcı hastalıkların yanında kansızlığa ( anemi ), saç dökülmesine, baş ağrısına, aşırı yorgunluğa, adet düzensizliklerine, cinsel güç kaybına, cilt döküntülerine ve depresyon benzeri ruhsal sorunlara yol açabilmektedir.

Kendi kendine ev ortamında yapılan diyetlerde haftada en fazla bir kg ağırlık kaybının ideal olduğu bilimsel otoriteler tarafından söylenmektedir.  Bu değerin üzerindeki ağırlık kaybının sağlıklı olmadığı ise kaçınılmazdır.

Zayıflamanın yanında 90’lı yıllarla birlikte yemek yeme alışkanlıklarının hızla değişmesi, kişilerin daha çok fastfood ve hamur işi –pizza- gibi çabuk tüketilen yağlı yiyecekleri tercih etmesi sonucu ortaya zaman içerisinde çıkan Obezite epidemiyolojisiyle mücadele de oldukça önemlidir.  Öncelikle yiyeceklerin porsiyonlarını küçültmek şarttır. Böylece ´pasif aşırı yeme´ engellenecektir. Ayrıca düşük yağ ve düşük enerji dansiteli (yoğunluklu) besin (sebze, meyve ve tahıl gibi) kullanımının artırılması sağlıklı beslenme ve obezite açısından çok önemli bir önlemdir.  Diyet tedavisine geçilmeden önce bireyin günlük enerji ihtiyacını hesaplanması gerekir. Diyetin enerjisi bireyin harcadığı enerjiden daha düşük olmalıdır. Üçüncü adım çevreyi fiziksel aktivitenin önemine hazırlamaktır. Düzenli fiziksel aktivite uygulayan bireyler daha sağlıklı, daha az sağlık sorunu olan ve çalışma sırasında daha hareketli olanlardır. Kilolu ve obez kişilerde egzersiz en iyi sonuç veren uygulamadır.

Herhangi bir aktivite bile hiçbir şey yapmamaktan iyidir!

zp8497586rq
VN:F [1.9.14_1148]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.14_1148]
Rating: 0 (from 0 votes)

Yorumlar kapalı.